|
|
|
| |
|
Basında Detarjanlar |
|
| |
|
13 Kasım, 2004 03:04:00 (TSİ) |
AB oyuncaklarına dikkat! Avrupa Birliği üyesi 10 ülkede üretilen 80 değişik oyuncak üzerinde yapılan araştırmada, çocuklara zararlı kimyasal maddelere rastlandı.
Danimarka`da yapılan inceleme sonucunda oyuncaklarda, çocukların ileriki yaşlarında üreme sistemini etkileyecek kimyasal maddelerle cilde ve göze zarar veren maddelere rastlandı. İsveç`te yapılan açıklamada, bu maddelerin özellikle üç yaşın altındaki çocuklarda çok daha tehlikeli olduğu kaydedildi.
İnceleme sonucu oyuncaklarda bakır, baryum ve formaldehit maddelerine rastlandı
İsveç`in en büyük ve tanınmış mağazalarından seçilerek Danimarka`daki incelemeye gönderilen oyuncaklar arasında bulunan boya kalemleriyle oyuncak kahve makinesi ve makyaj malzemelerinde de çocuklara zarar verecek ölçüde bakır, baryum ve formaldehit maddelerine rastlandı.
`CE` belgesi oyuncağın her açıdan emniyetli olduğu anlamına gelmiyor
Araştırma sonuçlarını değerlendiren İsveç Tüketiciler Dairesi Genel Sekreteri Jan Bertoft, çocukların deneme tahtası olmadığını, İsveç`ten seçilen oyuncakların ülkenin en büyük mağazalarından alındığını söyledi. Bu oyuncakların üzerinde ‘CE` belgesi de olduğu belirten Bertoft, bu araştırmaya göre, CE belgesinin oyuncağın her açıdan emniyetli olduğu anlamına gelmediğini belirtti.
Oyuncakların emniyet kuralları 1998 yılından beri AB kurallarına göre düzenleniyor
Çocuklar için üretilen oyuncaklardaki emniyet kurallarının 1988 yılından bu yana AB kurallarına göre düzenlendiği, ancak kimyasal madde kullanımı konusunda bir düzenleme bulunmadığı kaydedildi. |
| http://www.bugday.org/ |
|
Zehirli maddeler kullanmadan EVDE TEMİZLİK
"TEMİZLİK" kavramı her ne kadar tek bir anlam ifade ediyor gibi görünse de gerçekte kişiden ortama, zamandan mekana kadar pek çok etkene göre değişen bir anlam taşıyor.
Artık hiçbirimiz anneannelerimiz gibi evi süpürmüyor, çamaşırı küllü sularla yıkayıp güneşte kurutmuyor, yerleri arap sabunuyla fırçalamıyoruz. Buna vaktimiz yok. Temizlik için "hoş kokulu", "beyazdan daha beyaz yapan", "iz bırakmadan pırıl pırıl yıkayan", "mikroplardan arındıran" yardımcılarımız var. Ancak evimizi, eşyalarımızı, giysilerimizi ve yediğimiz yemeğin artıklarını temizlerken (!) bedenimizi, suyu, toprağı, havayı, doğal ortamları nasıl kirlettiğimizin farkına varmıyoruz.
Oysa çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden temizlik maddeleri yerine ev temizliği konusunda çevreye karşı sorumlu pek çok seçenek bulunuyor. Buğday Dergisi olarak derlediğimiz doğal temizlik maddelerinin çoğu modern, sentetik karışımların, doğal döngüye saygı ön planda tutularak hazırlanmış versiyonları. Ayrıca bu tarifler işinizi istediğiniz şekilde göreceği gibi, size tasarruf yapma olanağı da sağlıyor.
Temizlikte kullanabileceğiniz doğal ürünler
Bulaşık deterjanları
Piyasada satılan bulaşık deterjanlarının çoğunda yüksek düzeyde fosfat ve klor bulunur. Yanlışlıkla yutulursa çok önemli sağlık sorunlarına yol açar. Bu nedenle bulaşıklarınızın çok iyi durulanması gerekir. Düşük düzeyde klor gazları tehlikesiz kabul edilse de bulaşık yıkama süreci boyunca, küçük miktarlarda dışarı verilen klorun etkisiyle oluşan solunum zorluğu, göz yanması, yorgunluk, baş ağrısı gibi semptomlara yol açabilir. Bunun yanında klor, kanalizasyon sistemine karıştığında organiklerle birleşerek son derece tehlikeli bir kimyasal madde olarak bilinen trihalometanı meydana getirir. Klor aynı zamanda kanalizasyon sistemindeki maddeleri parçalama fonksiyonu olan yararlı bakteri ve mikroorganizmaları da çabucak öldürür. Bulaşıklar için kullanılan deterjanların da ana maddeleri petrol kaynaklı ve bu sebeple bakterilerce ayrıştırılıp doğaya tekrar kazandırılamıyor, genellikle de çeşitli kimyasal katkı maddeleri, sentetik esanslar, kokular ve renklendiriliciler içeriyor.
Elde bulaşık yıkarken;
* Formulünde klor olmayan fosfor ve fosfatsız sıvı deterjanları kullanın
* Çamaşır deterjanları
Çamaşır ürünlerinin çoğu doğal ortamda ayrıştırılıp geri kazanılmayan malzemeler; fenol, amonyak, naftalin ve diğer zararlı kimyasal maddeleri içerirler.
* Mümkünse fosfat içermeyen deterjanları tercih edin veya toz sabun kullanın. |
| Prof.Dr.Bekir Sıtkı ŞAYLI |
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi ve A. Ü. Tıp Fakültesi-Eti Holding Araştırma Projeleri Yürütücüsü Ankara, Mayıs 2000 |
İNSAN SAĞLIĞI VE BOR MİNERALLERİ
Bor nedir?
B sembolüyle tanınan bor elementi çok az miktarlarda olmak üzere yer kabuğu ve dolayısıyla bitki, hayvan ve insanların yaşadığı ortamlarda bulunan metal olmayan bir madendir. Doğal koşullarda serbest değil, oksijenle bağlanmış olarak bulunur -böyle bir bileşiğe borat adı verilir. Bor bileşiklerinin en basitleri bor oksit (B203) ve borik asit (H2BO3) iken kalsiyumla birlikte bulunana kolemanit, kalsiyum-sodyumla bulunana üleksit ve sodyumla bağlı olana boraks denir. Borik asit protein ve karbonhidratlarla da birleşebilir.
Bor çevremize nasıl ve nereden gelir?
- Denizler, yanardağlar ve kaplıcalar başta olmak üzere kayalardan, topraktan ve yeraltı sularıyla sonbaharda dökülen yapraklardan
- Sanayi ürünlerinin yapımı sırasında
- Atıklardan (özellikle deterjan , sabun ve daha az olmak üzere gübre, böcek öldürücü, yapıştırıcı ve kozmetiklerden)
- Kömürle işletilen güç kaynaklarının küllerinden.
Ne kadar çok ve değişik kullanım alanları!..
Söylenenlerden kolayca anlaşılacağı üzere listeye uzatmak mümkün. Cam, porselen ve benzeri ürünlerin yapısındaki bor bileşikleri suda eriyip serbest hale geçemedikleri için kirlilik söz konusu edilemez. Zamk, yanmaz eşya ve mobilya koruyucusu amacıyla kullanıldığında kısmen çözülür, yani, suda az da olsa eriyip çevreyi bulaştırırken ağırlık olarak % 15 kadar eklenen çamaşır ve bulaşık deterjanlarıyla yapay gübre, böcek öldürücü ve sağlık-güzellik malzemelerindeki bor bileşikleri suda kolayca eriyip ortama yayılırlar. Ayrıca kömürlü elektrik santralı gibi tesislerin külleriyle etrafa saçılırlar.
İnsanlar borun etkisine nasıl maruz kalırlar?
- Hava ve sudaki bor mineralleriyle temas ederek.
- Bor yataklarından zengin havzalardaki yeraltı ve yerüstü sularını içerek ve kullanarak.
- Bor yoğunlukları yüksek yiyecek ve/veya içecekleri alarak.
- Ocak veya fabrikalarda çalışarak.
- Sabun, deterjan gibi temizleyici ve beyazlatıcılarla güzellik malzemesi ve benzeri maddeleri yapan yerlerde çalışarak veya bu tür ürünleri kullanarak ki sonuncu grup hemen tüm insanları kapsar.
|
| www.dogasavascilari.org |
|
Deterjan atıkları denizleri öldürüyor
Yine yapılan incelmelerde çiftlik personelinin denizi kirlettikleri tespit edilmiştir. Şöyle ki Antalya - Kemer` de bulunan Kemal Balıkçılık tarafından işletilen çiftlikte bulunan işletmeye ait balıkçı gemisinde bulunan mutfak yağları ve deterjan atıklarını, çiftlikte yemleme de yapılıyor iken denize bırakmaları çiftlik personelinin ne denli eğitimden uzak olduğunu göstermektedir. Kaldı ki bu durumun devamı, çiftlik civarındaki canlı hayatın fosfat birikimi nedeniyle yosunlaşmadan doğan oksijensizlik sonucu ölümünü getireceğinden, deniz biyolojisi bakımından tehlikeli ve ekosistemin bozulması riskini taşımaktadır..
EKOLOJİK DENGEYİ BOZANLARA BEDDUA
- Petrol`e Bulanıp Radyasyonlu Bulutlardan Kurtulmayasın.
- Çöl Ortasında Susuz Kalıp Güneş Işınlarından Yanasın.
- Hormonlu Sebze Yiyip, Zehir Karışmış Sulardan İçesin.
- Yok Etmeye Çalıştığın Güzelliklerden Mahrum; Kıtlık İçinde Kalasın.
- İşgal Ettiğin Yeşil Alanlara Yaptığın Kaçak Katların Altında Kalasın.
- Tarım Arazilerine Diktiğin Otomobil Fabrikalarında, Ürettiğin Otomobillerin Egzos Gazlarından Zehirlenesin.
- İçine Ettiğin Denizlerde Yüzerken Kolibasilinden Ölesin.
- Yasak ve Kaçak Şekillerde Avlanırken Avladığın Balıkların Gazabına Uğrayıp Dev Dalgaların Altında Kalıp, Ağaçlar Tabutun Olsun.
- Trol ve Dinamitle Avlanıp Denizlerde Balık Neslini Bitirirken O Balıklar Gibi Yok Olasın.
- Radyasyonlu Bulutlardan Kurtulmayıp Ocağında Çay İçemeyesin.
- Avladığın Aslanlara Yakalanıp Etilerde Şarkı Söyleyesin.
- Attığın Muz Kabuklarına Basıp Ta Kafan Yere Çakılsın.
|
| www.arabam.com |
|
Tazyikli yıkama ve deterjanlar lastiklere zarar veriyor!
Alman otomobil güvenlik kuruluşu DEKRA lastiklerin yanaklarına hızla vuran su ve deterjanın büyük tahribatlara yol açabildiğini açıkladı. DEKRA hızlı yıkamanın ardından lastiklerde gözle görülür bir hasar tespit edilmese de daha sonraki günlerde lastiğin patlamasına neden olabilecek çok ufak delikler oluşabileceğinin altını çizdi. Kuruluş ayrıca hızlı yıkama sırasında suyun içerdiği yoğun deterjanın lastiklerin koruyucu kimyasallarını yok ettiğini ve dolayısıyla lastiğin ömrünü kısalttığını belirtti. Böyle bir durumda lastiğin üzerinde kahverengi su lekeleri oluşuyor. Lastik Endüstrisi Konseyi`nin sözcülerinden biri konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Sürücüler lastiklerini hortum ve sünger yardımıyla temizlemeli. Ayrıca temizlik sırasında yoğun deterjan kullanılmamalı”.
|
|
|
|
Çamaşır yıkarken, suları kirletiyoruz
Titiz hanımların dikkatine bir haber sunuyoruz. Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi araştırmacısı radyoekolog Dr. Sayhan Topçuoğlu: Çamaşırı temizlerken suları kirlettik. Deterjanlarda kullanılan fosfatlar, Marmara ve Karadeniz kıyıları ile göllerde yosunlaşmayı artırdı. Türkiye`de üretilen deterjanlardaki tripolifosfat oranı yüzde 15-30 arasında. Avrupa`da ise bu oran yüzde 1-5. Şimdi gözler deterjan üreticilerinde.
Organizmalar üzerindeki toksik etkisinin yanı sıra, deterjan kompozisyonlarında olan fosfatın suda bulunan mikro ve makroalglerin (yosun) anormal olarak büyüme ve çoğalmasına yol açtığı, bunun da suları ve canlı hayatı tehdit ettiği bildirildi.
Küçükçekmece Gölü`nde yaptıkları araştırmalarda, göl suyuna karışan deterjanların kanal ağızlarında konsantrasyonunun litre başına 3 mg/dan fazla olması durumunda, gölde yaşayan balık, yumurta ve larvalarının yarısının 12 gün içinde öldükleri belirlendi.
Küçükçekmece Gölü`nü besleyen Kanarya Deresi ağzında zaman zaman deterjan konsantrasyonunun 5,5 mg`a kadar yükseldiği, bunun göldeki canlı hayat üzerinde çok olumsuz etki yaptığı vurgulandı.
Deterjanların, toksik etkisinin yanı sıra muhtevasında bulunan fosfatların da su ve sudaki canlı hayatı olumsuz etkilediği , sulardaki aşırı yosunlaşmanın nedeninin deterjan olduğu belirlendi. " Deterjan fosfatları, dereler, göller, Marmara ve Karadeniz`deki kıyılarda yosunlaşmayı artırdı."
" Yosunlardaki anormal çoğalmayı önlemenin tek yolu, fosfatsız deterjan üretimine geçmektir." deterjanda yapı maddesi olarak bilinen ve temizleme etkisini artıran "tripolifosfat"ın birçok ülkede 1973 yılından bu yana tamamen yasaklanmış ya da çok düşük oranlarda tutulmaktadır. "Bizim deterjanlarımızdaki tripolifosfat oranı yüzde 15-30 civarındayken, Avrupa ülkelerinde bu oran yüzde 1-5`e düşürülmüştür.
Belli ki görev bizlere yani bilinçli tüketicilere düşmekte, bulaşık makinalarında sirke kullanarak başladığımız dikkatli davranışlarımıza bu defa, çamaşır deterjanlarını mümkün olduğunca az kullanmaya başlamakla devam ettirebiliriz. Makinaları tam doldurmak, gereksiz yere deterjan kullanımını engellemek ve doğaya zarar vermeyen türde ürünler kullanamak hemen yapabileceklerimiz arasında yer almalı. Ne dersiniz hanımlar ailemizi, çocuklarımızı korumaya alışmış bireyler olarak, dünyamızı da koruma altına alalım mı?
|
 |
|
Halı Yıkamak Yasak
Belediye kararı: Sokakta halı yıkanmayacak! Çünkü deterjanlı sular ağaçları kurutuyor, asfaltı çürütüyor
Hâlâ kentli olamadık. Çağ atladık, 21. yüzyıla girdik, ama yaşadığımız yeri sahiplenmeyi öğrenemedik. Bağcılar Belediyesi bu gerçeği fark edince meclis kararıyla, cadde ve sokaklarda halı ve kilim yıkanmasını yasakladı. Yasağa uymayanlar hakkında cezai işlem yapılacak.
Halı ve kilimi banyosunda ya da balkonunda yıkayamayan vatandaş onu asfalt yolun ortasına sererek yıkıyor. Köyünde dere kenarında öğrendiği yöntemi kentte de uyguluyor. Göç eden vatandaş, kent kültürünü öğrenemiyor. Ancak belediyeler, kent kültürü gereği için değil, ekonomik zarara yol açtığı için bazı şeyleri yasaklıyor. Bağcılar`daki, cadde ve sokaklarda halı yıkamanın yasaklanması bu duruma ilginç bir örnek. Özellikle yaz aylarında, cadde ve sokaklarda yoğun olarak görülen halı ve kilim yıkamanın önüne geçmek için belediye, yasaklama getirmek zorunda kaldı. Belediye bu yasaklamayı, pek de hoş olmayan görüntüler oluşturduğu için ya da fazla su harcandığı için değil, deterjanlı suların yol kenarlarındaki ağaçların kurumasına, daha da önemlisi asfalt yolların bozulmasına yol açtığı için getirdi.
Bahar gelince
Bağcılar Belediyesi Başkan Yardımcısı Abdurahman Uçak, baharla birlikte sokaklarda yoğun bir şekilde halı yıkandığını belirterek şunları söyledi:
“Vatandaşlarımız sonuçlarının nelere yol açtığını bilmedikleri için cadde ve sokaklarda halı ve kilim yıkıyorlar. Sokakları şöyle bir dolaştığınızda, deterjanlı sularla kaplandığını görürsünüz. Bu sular, çevre kirliliğine yol açıyor. Yol kenarlarına dikilen ağaçların kurumasına neden oluyor. Daha da önemlisi asfaltların çok çabuk bozulmasına yol açıyor. Deterjanların içindeki kimyasal maddeler asfalt içindeki kimyasal maddeleri çözerek yolları bozuyor. Vatandaşlarımız bunları bilmiyor. Bu tür zararları ortan kaldırmak için meclis kararıyla yasaklama getirmek zorunda kaldık. Halı ve kilimler bundan sonra balkonlarda yıkansın." | |
|